Efe
New member
Bunlara İşaret Sıfatı Mıdır? Türkçede Küçük Bir Kelimenin Büyük Gösterisi
Bir gün Türkçe dersinde öğretmen “Bunlara işaret sıfatı denir mi?” diye sorduğunda sınıfta garip bir sessizlik oluşur. O sessizlik vardır ya… Hani herkes cevabı biliyormuş gibi kalemiyle oynar ama aslında içinden “Acaba bu kelime burada sıfat mı, zamir mi, yoksa dil bilgisi bizi yine köşeye mi sıkıştırıyor?” diye düşünür. İşte Türkçe bazen böyle küçük kelimelerle büyük oyunlar oynar.
“Bu”, “şu”, “o” gibi kelimeler günlük hayatta o kadar sıradan görünür ki çoğu kişi onların cümledeki görevini fark etmez. Masada duran kalemi gösterip “Bu kalemi alabilir miyim?” dediğimizde “bu” kelimesi sessiz bir rehber gibi çalışır. Ama aynı kelime “Bu benim.” dediğimizde tamamen başka bir göreve geçer. Sanki aynı oyuncu farklı sahnelerde farklı karakterlere bürünür.
İşte işaret sıfatlarını anlamanın eğlenceli tarafı da burada başlar. Kelimeler bazen küçük ajanlar gibidir; nerede kullanıldıklarına göre görev değiştirirler. Türkçe dil bilgisi kaynaklarında da işaret sıfatlarının isimleri işaret ederek belirttiği, özellikle “bu, şu, o” gibi sözcüklerin bir ismin önünde kullanıldığında sıfat görevinde olduğu belirtilir. Anlamı Nedir+1
İşaret Sıfatı Nedir? Kelimelerin Parmakla Gösterme Sanatı
İşaret sıfatı, bir ismi gösterme yoluyla belirten sıfattır. Yani bir varlığın hangi varlık olduğunu anlamamıza yardımcı olur. “Kitap” dediğimizde binlerce kitap akla gelebilir. Ama “bu kitap” dediğimiz anda elimizde görünmez bir parmak belirir ve “Bahsettiğim kitap işte bu!” der.
Örneklere bakalım:
- Bu ev çok güzel.
- Şu araba oldukça hızlı.
- O çocuk bizim sınıfta.
- Öteki kapıdan çıkabilirsiniz.
Bu cümlelerde “bu”, “şu”, “o” ve “öteki” kelimeleri kendilerinden sonra gelen isimleri belirttiği için işaret sıfatıdır. turkce6sinif.blogspot.com+1
Buradaki püf noktayı kaçırmamak gerekir: İşaret sıfatı tek başına dolaşmaz, yanında mutlaka bir isim ister. Bir bakıma işaret sıfatları yalnız gezen kahramanlar değil, ekip çalışması yapan karakterlerdir.
Mesela:
“Şu defteri bana verir misin?”
Burada “şu” kelimesi “defter” kelimesini gösteriyor. İkisi birlikte çalışıyor.
Ama:
“Şunu bana verir misin?”
Burada artık “şu” kelimesinin yanında bir isim yok. Defter kelimesinin yerini tutuyor. Bu nedenle işaret zamiri oluyor.
Dil bilgisinin en eğlenceli noktalarından biri de budur: Aynı kelime, farklı cümlede farklı kimliğe sahip olabilir.
“Bunlara” Kelimesi Neden Kafaları Karıştırır?
Gelelim asıl soruya: “Bunlara işaret sıfatı mıdır?”
Burada biraz dikkatli olmak gerekir. “Bunlara” kelimesi genellikle işaret sıfatı değildir. Çünkü işaret sıfatları isimlerin önünde bulunarak onları belirtir. “Bunlara” ise bir ek almıştır ve çoğunlukla bir varlığın yerini tutan işaret zamiri olarak kullanılır.
Örneğin:
“Bunlara dikkat etmelisin.”
Burada “bunlara” kelimesi herhangi bir ismin önünde değildir. “Şu şeylere, bu kişilere, bu durumlara” anlamında bir varlığın yerini tutar. Bu nedenle işaret zamiri görevindedir.
Fakat:
“Bu kitapları dikkatlice incelemelisin.”
Burada “bu” kelimesi “kitapları” kelimesini belirttiği için işaret sıfatıdır.
Aradaki fark küçük görünür ama dil bilgisi dünyasında büyük bir kapıdır. Bir kelimenin yanındaki isme bakmak çoğu zaman doğru cevarı buldurur.
Erkeklerin ve Kadınların Dil Bilgisine Yaklaşımı: Farklı Pencerelerden Aynı Manzara
Dil bilgisi öğrenirken insanların yaklaşımı da birbirinden farklı olabilir. Elbette herkes aynı düşünmez; ancak günlük gözlemlerde bazı kişiler daha sistematik, bazı kişiler ise daha bağlam odaklı ilerleyebilir.
Örneğin bazı erkek öğrenciler dil bilgisi sorularında daha çözüm odaklı bir yöntem benimseyebilir: “Önce kuralı bulalım, sonra örneğe uygulayalım.” Bir tablo hazırlayıp “İsim varsa sıfat, isim yoksa zamir” şeklinde stratejik bir yol izleyebilirler.
Ali isimli bir öğrenciyi düşünelim. Ali sınavdan önce küçük bir kontrol listesi hazırlar:
1. Kelimenin yanında isim var mı?
2. Kelime ismi belirtiyor mu?
3. Ek almış mı?
Ali için dil bilgisi adeta çözülmesi gereken bir bulmaca gibidir.
Diğer tarafta Elif gibi bazı öğrenciler kelimenin cümlede oluşturduğu anlam ilişkisine daha fazla odaklanabilir. Elif “Bu kelime burada neyi gösteriyor, konuşan kişi neyi anlatmak istiyor?” diye düşünebilir. Onun yaklaşımı daha bağlam merkezlidir.
Ancak burada önemli olan bir noktayı unutmamak gerekir: Erkekler sadece kuralla, kadınlar sadece duyguyla hareket eder gibi kesin bir ayrım yapmak doğru değildir. Her insanın öğrenme biçimi farklıdır. Matematik öğretmeni olup örneklerle anlatan bir erkek de olabilir, tablo hazırlayarak çalışan bir kadın öğrenci de olabilir.
Dil bilgisi zaten tek bir yöntemle öğrenilecek bir alan değildir. Bazen mantık gerekir, bazen de kelimenin cümledeki ruhunu anlamak.
İşaret Sıfatlarını Öğrenmenin Eğlenceli Yolları
İşaret sıfatlarını öğrenmek için sıkıcı ezber yöntemlerine mahkûm olmaya gerek yoktur.
Mesela evde küçük bir oyun oynanabilir:
Bir kişi odadaki eşyalara bakar ve cümle kurar:
“Bu sandalye eski.”
“Şu lamba çalışmıyor.”
“O masa çok büyük.”
Burada kişi hem fiziksel olarak işaret eder hem de kelimenin görevini daha kolay kavrar.
Bir başka yöntem ise komik örnekler üretmektir:
“Bu kedi bilgisayarı ele geçirdi.”
“Şu çay bardağı sabah toplantısının kahramanı oldu.”
“O terlik evde kaybolma uzmanı.”
Beyin, ilginç ve eğlenceli bilgileri daha kolay hatırlar.
Günlük Hayatta İşaret Sıfatlarının Gizli Gücü
Aslında işaret sıfatları hayatımızın her yerindedir. Alışverişte:
“Bu gömlek daha güzel.”
“Şu ayakkabıyı deneyebilir miyim?”
“O telefon çok pahalı.”
Arkadaş sohbetinde:
“Bu konu hakkında ne düşünüyorsun?”
“Ama şu söylediğin şey çok ilginç.”
Günlük konuşmalarımızın büyük kısmında fark etmeden işaret sıfatlarını kullanırız.
Onlar iletişimde netlik sağlar. Çünkü insan zihni belirsizlikten hoşlanmaz. “Kitabı getir” dediğimizde hangi kitaptan bahsettiğimiz anlaşılmayabilir. Ama “Şu kitabı getir” dediğimizde iletişim çok daha açık hale gelir.
Sonuç: Küçük Kelimeler, Büyük Görevler
“Bunlara işaret sıfatı mıdır?” sorusunun cevabı, kelimenin cümledeki görevine bağlıdır. “Bunlara” genellikle işaret sıfatı değil, işaret zamiri görevindedir. Çünkü bir ismin önünde bulunup onu belirtmez.
İşaret sıfatlarını anlamanın en kolay yolu şudur: Kelime bir ismin önündeyse ve onu gösteriyorsa işaret sıfatıdır. Kelime ismin yerine geçmişse işaret zamiridir.
Türkçenin güzelliği de burada ortaya çıkar. Tek bir kelime bazen farklı görevler üstlenebilir. Tıpkı bir tiyatro oyuncusu gibi… Sahne değişir, rol değişir, ama kelime aynı kalır.
Belki de dil bilgisini daha eğlenceli yapan şey budur: Bir kelimeye sadece “Bu nedir?” diye değil, “Bu cümlede ne yapıyor?” diye bakmak.
Çünkü Türkçede bazen en küçük kelimeler bile en büyük anlamları taşır.
Bir gün Türkçe dersinde öğretmen “Bunlara işaret sıfatı denir mi?” diye sorduğunda sınıfta garip bir sessizlik oluşur. O sessizlik vardır ya… Hani herkes cevabı biliyormuş gibi kalemiyle oynar ama aslında içinden “Acaba bu kelime burada sıfat mı, zamir mi, yoksa dil bilgisi bizi yine köşeye mi sıkıştırıyor?” diye düşünür. İşte Türkçe bazen böyle küçük kelimelerle büyük oyunlar oynar.
“Bu”, “şu”, “o” gibi kelimeler günlük hayatta o kadar sıradan görünür ki çoğu kişi onların cümledeki görevini fark etmez. Masada duran kalemi gösterip “Bu kalemi alabilir miyim?” dediğimizde “bu” kelimesi sessiz bir rehber gibi çalışır. Ama aynı kelime “Bu benim.” dediğimizde tamamen başka bir göreve geçer. Sanki aynı oyuncu farklı sahnelerde farklı karakterlere bürünür.
İşte işaret sıfatlarını anlamanın eğlenceli tarafı da burada başlar. Kelimeler bazen küçük ajanlar gibidir; nerede kullanıldıklarına göre görev değiştirirler. Türkçe dil bilgisi kaynaklarında da işaret sıfatlarının isimleri işaret ederek belirttiği, özellikle “bu, şu, o” gibi sözcüklerin bir ismin önünde kullanıldığında sıfat görevinde olduğu belirtilir. Anlamı Nedir+1
İşaret Sıfatı Nedir? Kelimelerin Parmakla Gösterme Sanatı
İşaret sıfatı, bir ismi gösterme yoluyla belirten sıfattır. Yani bir varlığın hangi varlık olduğunu anlamamıza yardımcı olur. “Kitap” dediğimizde binlerce kitap akla gelebilir. Ama “bu kitap” dediğimiz anda elimizde görünmez bir parmak belirir ve “Bahsettiğim kitap işte bu!” der.
Örneklere bakalım:
- Bu ev çok güzel.
- Şu araba oldukça hızlı.
- O çocuk bizim sınıfta.
- Öteki kapıdan çıkabilirsiniz.
Bu cümlelerde “bu”, “şu”, “o” ve “öteki” kelimeleri kendilerinden sonra gelen isimleri belirttiği için işaret sıfatıdır. turkce6sinif.blogspot.com+1
Buradaki püf noktayı kaçırmamak gerekir: İşaret sıfatı tek başına dolaşmaz, yanında mutlaka bir isim ister. Bir bakıma işaret sıfatları yalnız gezen kahramanlar değil, ekip çalışması yapan karakterlerdir.
Mesela:
“Şu defteri bana verir misin?”
Burada “şu” kelimesi “defter” kelimesini gösteriyor. İkisi birlikte çalışıyor.
Ama:
“Şunu bana verir misin?”
Burada artık “şu” kelimesinin yanında bir isim yok. Defter kelimesinin yerini tutuyor. Bu nedenle işaret zamiri oluyor.
Dil bilgisinin en eğlenceli noktalarından biri de budur: Aynı kelime, farklı cümlede farklı kimliğe sahip olabilir.
“Bunlara” Kelimesi Neden Kafaları Karıştırır?
Gelelim asıl soruya: “Bunlara işaret sıfatı mıdır?”
Burada biraz dikkatli olmak gerekir. “Bunlara” kelimesi genellikle işaret sıfatı değildir. Çünkü işaret sıfatları isimlerin önünde bulunarak onları belirtir. “Bunlara” ise bir ek almıştır ve çoğunlukla bir varlığın yerini tutan işaret zamiri olarak kullanılır.
Örneğin:
“Bunlara dikkat etmelisin.”
Burada “bunlara” kelimesi herhangi bir ismin önünde değildir. “Şu şeylere, bu kişilere, bu durumlara” anlamında bir varlığın yerini tutar. Bu nedenle işaret zamiri görevindedir.
Fakat:
“Bu kitapları dikkatlice incelemelisin.”
Burada “bu” kelimesi “kitapları” kelimesini belirttiği için işaret sıfatıdır.
Aradaki fark küçük görünür ama dil bilgisi dünyasında büyük bir kapıdır. Bir kelimenin yanındaki isme bakmak çoğu zaman doğru cevarı buldurur.
Erkeklerin ve Kadınların Dil Bilgisine Yaklaşımı: Farklı Pencerelerden Aynı Manzara
Dil bilgisi öğrenirken insanların yaklaşımı da birbirinden farklı olabilir. Elbette herkes aynı düşünmez; ancak günlük gözlemlerde bazı kişiler daha sistematik, bazı kişiler ise daha bağlam odaklı ilerleyebilir.
Örneğin bazı erkek öğrenciler dil bilgisi sorularında daha çözüm odaklı bir yöntem benimseyebilir: “Önce kuralı bulalım, sonra örneğe uygulayalım.” Bir tablo hazırlayıp “İsim varsa sıfat, isim yoksa zamir” şeklinde stratejik bir yol izleyebilirler.
Ali isimli bir öğrenciyi düşünelim. Ali sınavdan önce küçük bir kontrol listesi hazırlar:
1. Kelimenin yanında isim var mı?
2. Kelime ismi belirtiyor mu?
3. Ek almış mı?
Ali için dil bilgisi adeta çözülmesi gereken bir bulmaca gibidir.
Diğer tarafta Elif gibi bazı öğrenciler kelimenin cümlede oluşturduğu anlam ilişkisine daha fazla odaklanabilir. Elif “Bu kelime burada neyi gösteriyor, konuşan kişi neyi anlatmak istiyor?” diye düşünebilir. Onun yaklaşımı daha bağlam merkezlidir.
Ancak burada önemli olan bir noktayı unutmamak gerekir: Erkekler sadece kuralla, kadınlar sadece duyguyla hareket eder gibi kesin bir ayrım yapmak doğru değildir. Her insanın öğrenme biçimi farklıdır. Matematik öğretmeni olup örneklerle anlatan bir erkek de olabilir, tablo hazırlayarak çalışan bir kadın öğrenci de olabilir.
Dil bilgisi zaten tek bir yöntemle öğrenilecek bir alan değildir. Bazen mantık gerekir, bazen de kelimenin cümledeki ruhunu anlamak.
İşaret Sıfatlarını Öğrenmenin Eğlenceli Yolları
İşaret sıfatlarını öğrenmek için sıkıcı ezber yöntemlerine mahkûm olmaya gerek yoktur.
Mesela evde küçük bir oyun oynanabilir:
Bir kişi odadaki eşyalara bakar ve cümle kurar:
“Bu sandalye eski.”
“Şu lamba çalışmıyor.”
“O masa çok büyük.”
Burada kişi hem fiziksel olarak işaret eder hem de kelimenin görevini daha kolay kavrar.
Bir başka yöntem ise komik örnekler üretmektir:
“Bu kedi bilgisayarı ele geçirdi.”
“Şu çay bardağı sabah toplantısının kahramanı oldu.”
“O terlik evde kaybolma uzmanı.”
Beyin, ilginç ve eğlenceli bilgileri daha kolay hatırlar.
Günlük Hayatta İşaret Sıfatlarının Gizli Gücü
Aslında işaret sıfatları hayatımızın her yerindedir. Alışverişte:
“Bu gömlek daha güzel.”
“Şu ayakkabıyı deneyebilir miyim?”
“O telefon çok pahalı.”
Arkadaş sohbetinde:
“Bu konu hakkında ne düşünüyorsun?”
“Ama şu söylediğin şey çok ilginç.”
Günlük konuşmalarımızın büyük kısmında fark etmeden işaret sıfatlarını kullanırız.
Onlar iletişimde netlik sağlar. Çünkü insan zihni belirsizlikten hoşlanmaz. “Kitabı getir” dediğimizde hangi kitaptan bahsettiğimiz anlaşılmayabilir. Ama “Şu kitabı getir” dediğimizde iletişim çok daha açık hale gelir.
Sonuç: Küçük Kelimeler, Büyük Görevler
“Bunlara işaret sıfatı mıdır?” sorusunun cevabı, kelimenin cümledeki görevine bağlıdır. “Bunlara” genellikle işaret sıfatı değil, işaret zamiri görevindedir. Çünkü bir ismin önünde bulunup onu belirtmez.
İşaret sıfatlarını anlamanın en kolay yolu şudur: Kelime bir ismin önündeyse ve onu gösteriyorsa işaret sıfatıdır. Kelime ismin yerine geçmişse işaret zamiridir.
Türkçenin güzelliği de burada ortaya çıkar. Tek bir kelime bazen farklı görevler üstlenebilir. Tıpkı bir tiyatro oyuncusu gibi… Sahne değişir, rol değişir, ama kelime aynı kalır.
Belki de dil bilgisini daha eğlenceli yapan şey budur: Bir kelimeye sadece “Bu nedir?” diye değil, “Bu cümlede ne yapıyor?” diye bakmak.
Çünkü Türkçede bazen en küçük kelimeler bile en büyük anlamları taşır.